Konya Barosu'na kayıtlı Av. Emre Aydoğan; aile, ceza, iş, miras ve gayrimenkul, icra ve iflas, idare, tüketici, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.
AdresŞemsitebrizi Mh. Şerafettin Cd. Zengin Han No:52 Kat:2 Daire:208 Karatay/KONYA
Kısaca: Hukukta bir alacağın belirli süre içinde istenmemesi hâlinde borçlunun bu süre dolduğu için ödemekten kaçınabilmesidir. Ceza hukukunda ise belirli süre geçince dava veya cezanın düşmesidir. Süreler konuya göre çok farklıdır.
Nerede görürsünüz? Cevap dilekçesinde "zamanaşımı def'i"; ceza kararında "zamanaşımı nedeniyle düşmesine" ifadesiyle.
Ne yapmalısınız? Hukuk davalarında zamanaşımını mahkeme kendiliğinden dikkate almaz; davalı ileri sürmelidir. Hakkınızı kaybetmemek için süreleri bir hukukçuyla kontrol edin.
Kısaca: Takip konusu alacağın veya senedin zamanaşımına uğradığı, bu nedenle ödenmek zorunda olunmadığı savunmasıdır. Zamanaşımı kendiliğinden dikkate alınmaz; borçlunun bunu süresi içinde ileri sürmesi gerekir.
Nerede görürsünüz? Ödeme emrine itiraz dilekçelerinde "alacak zamanaşımına uğramıştır" ifadesiyle; kambiyo takiplerinde icra hukuk mahkemesine yapılan başvurularda; eski tarihli ilamlara dayalı takiplerde.
Ne yapmalısınız? Genel haciz yolunda zamanaşımı itirazını ödeme emrine itirazla birlikte 7 gün içinde yapın. Kambiyo senetlerinde itiraz 5 gün içinde icra hukuk mahkemesine yapılır; bonoda düzenleyene karşı zamanaşımı vadeden itibaren üç yıldır. İlamlı takipte zamanaşımı on yıldır. Süre ödeme emrinden sonra dolarsa icra hukuk mahkemesine ayrıca başvurulabilir.
Kısaca: İşlemekte olan zamanaşımı süresinin, kanunda sayılan bir olayla sıfırlanarak yeniden başlamasıdır. Borçlunun borcu tanıması (ör. kısmi ödeme, faiz ödemesi, rehin veya kefil vermesi) ya da alacaklının dava açması veya icra takibi başlatması zamanaşımını keser.
Nerede görürsünüz? Zamanaşımı savunmasına verilen cevaplarda "zamanaşımı … tarihli ödeme ile kesilmiştir" ifadesiyle; mahkeme kararlarının gerekçesinde.
Ne yapmalısınız? Alacaklıysanız süre dolmadan dava açmak veya takip başlatmak zamanaşımını keser. Borçluysanız kısmi ödeme veya yazılı borç kabulünün zamanaşımını sıfırlayabileceğini bilin; kesilmeden sonra süre baştan işler. Zamanaşımının "durması" ise farklıdır: süre bir süre işlemez, sonra kaldığı yerden devam eder.
Kısaca: Bir mal üzerinde fiilî hâkimiyeti olan, onu fiilen elinde tutan veya kullanan kişidir. Zilyet her zaman malik değildir: kiracı, emanetçi ya da tapusuz araziyi işleyen kişi de zilyettir. Taşınır bir malın zilyedi kural olarak onun maliki sayılır.
Ne yapmalısınız? Bir malın zilyedi olmanız size koruma sağlar, ama mülkiyeti tek başına kanıtlamaz. Evinizde başkasına ait eşya haczedildiyse, malın size ait olduğunu belgelerle ispat etmeniz gerekebilir.
Kısaca: Bir mal üzerindeki fiilî hâkimiyettir; malı elde tutma, kullanma ve yararlanma durumudur. Mülkiyetten farklıdır: mülkiyet hukuki sahipliği, zilyetlik ise fiilî durumu anlatır. Tapusuz taşınmazlarda uzun süreli ve çekişmesiz zilyetlik, kanundaki şartlarla mülkiyet kazanılmasına yol açabilir.
Nerede görürsünüz? Kadastro ve tapu tescil davalarında, zilyetliğin korunması davalarında: "Taşınmazın 20 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız zilyetliğinde olduğu", "zilyetliğe vaki tecavüzün önlenmesi".
Ne yapmalısınız? Zilyetliğinize zorla müdahale edilirse dava yoluna gidebilir, taşınmazlarda ayrıca mülki amire (valilik/kaymakamlık) başvurabilirsiniz. Bu başvurular kısa sürelere bağlıdır; gecikmeden hareket edin.
Dayanak: TMK m.973 vd., 981-984; m.713 (zilyetlikle kazanma); 3091 s. Kanun
Kısaca: İdareye yapılan başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse, talebin reddedilmiş sayılmasıdır. Ortada yazılı bir ret olmasa da dava açma süresi işlemeye başlar.
Ne yapmalısınız? Başvuru tarihinizi belgeleyin ve otuzuncu günü takvime işleyin. Zımni retten sonra dava açabilir ya da idare kesin olmayan bir cevap verdiyse kesin cevabı bekleyebilirsiniz; ancak bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Sonradan gelen yazılı ret için ayrıca süre kuralları vardır.
Kısaca: Eşlerden birinin evlilik sürerken başka biriyle cinsel ilişkide bulunmasıdır. Kanunda özel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir ve ispatlanırsa ayrıca evliliğin temelden sarsıldığını göstermeye gerek kalmaz. Türk hukukunda zina suç değildir.
Ne yapmalısınız? Dava hakkı, zinayı öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde zinadan itibaren beş yıl içinde kullanılmalıdır. Zinayı affeden eşin bu sebeple dava hakkı yoktur. Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller (gizli kayıt, telefona izinsiz erişim) kabul edilmeyebilir ve sorumluluk doğurabilir.
Kısaca: Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesidir; aynı suçun tek fiille birden fazla kişiye karşı işlenmesinde de uygulanır. Bu durumda tek ceza verilir ve dörtte birden dörtte üçüne kadar artırılır. Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında uygulanmaz.
Ne yapmalısınız? Fiillerin tek bir kararın parçası mı, yoksa ayrı ayrı suçlar mı olduğu cezayı büyük ölçüde değiştirir. Her fiil için ayrı ceza verildiyse ya da zincirleme suç hükmü hatalı uygulandıysa bunu kanun yolu dilekçenizde ileri sürün.
Kısaca: Düğünde ve nişanda takılan altın, bilezik, para gibi takılardır. Yargıtay uygulamasına göre kim tarafından takılırsa takılsın, aksine bir örf veya anlaşma ispat edilmedikçe kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malıdır.
Nerede görürsünüz? Boşanma davası dilekçesinde veya ayrı açılan davada "ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili" talebiyle; kararın hüküm kısmında.
Ne yapmalısınız? Ziynetlerin listesini, düğün fotoğraf ve videolarını, tanıkları hazırlayın. Ziynetlerin koca tarafından alındığını veya onun elinde kaldığını kadın; geri verildiğini ise koca ispat etmelidir. Talep boşanma davasıyla birlikte veya ayrıca açılacak davayla ileri sürülebilir.
Kısaca: Kişiyi bir yükümlülüğe uymaya zorlamak için verilen, suç karşılığı olmayan hapistir; "tazyik hapsi" de denir. Örneğin 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirlerine aykırı davranana üç günden on güne, her tekrarında on beş günden otuz güne kadar (toplam altı ayı geçmemek üzere) zorlama hapsi verilir. Nafaka ödememe ve çocuk teslimine uymama hâllerinde de benzer yaptırım vardır.
Nerede görürsünüz? Aile mahkemesinin "tedbir kararına aykırılık nedeniyle … gün zorlama hapsine" kararında; icra ceza mahkemesinin "tazyik hapsine" kararında.
Ne yapmalısınız? Zorlama hapsi adli sicile işlenmez, ertelenemez ve paraya çevrilemez. Karara karşı itiraz yolu açıktır; tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren süreye dikkat edin. Nafaka gibi borçlarda yükümlülük yerine getirilirse hapis sona erer.
Kısaca: Bir hak yalnızca birkaç kişi tarafından birlikte kullanılabiliyor ya da birlikte dava edilebiliyorsa, bu kişilerin hepsinin davada yer alması zorunludur. Miras ortaklığı adına açılan davalar ve ortaklığın giderilmesi davalarında bütün paydaşların taraf olması tipik örneklerdir.
Nerede görürsünüz? Ara kararda "diğer mirasçıların davaya katılımının veya muvafakatinin sağlanması için süre verilmesine"; kararlarda "taraf teşkili sağlanmadan" ifadesiyle.
Ne yapmalısınız? Mirasçılar adına dava açacaksanız ya diğer mirasçıların da davaya katılmasını veya yazılı muvafakatini sağlayın, ya da sulh hukuk mahkemesinden miras ortaklığına temsilci atanmasını isteyin. Mahkeme eksikliği tamamlamanız için süre verirse bu süreyi kaçırmayın; aksi hâlde dava usulden reddedilebilir.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası)
Kısaca: Motorlu araç işletenlerin yaptırmak zorunda olduğu sigortadır. Aracınızın kazada başkalarına verdiği maddi zararları, yaralanma ve ölüm zararlarını poliçe limitleri içinde karşılar. Kendi aracınızın hasarını karşılamaz.
Ne yapmalısınız? Kazada zarar gördüyseniz karşı aracın trafik sigortası şirketine yazılı başvurun. Teminat limitleri her yıl güncellenir. Karşı aracın sigortası yoksa veya kaçmışsa Güvence Hesabı'na başvurulabilir. Sigortasız araç kullanmak para cezası ve trafikten men sonucu doğurur.
Kısaca: Bazı durumlarda şüpheli veya sanığın avukatsız savunma yapması yeterli görülmez ve talep aranmadan müdafi görevlendirilir: şüpheli veya sanık çocuksa, kendini savunamayacak derecede malulse, sağır veya dilsizse ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda.
Nerede görürsünüz? İfade, sorgu ve duruşma tutanaklarında "zorunlu müdafi" ya da "CMK 150 gereğince görevlendirilen müdafi" ifadesiyle.
Ne yapmalısınız? Bu durumlarda avukatsız ifade veya sorgu yapılmamalıdır; görevlendirme yapılmadıysa bunu belirtin. Zorunlu müdafilik hâllerinde müdafinin duruşmada hazır bulunması gerekir. Ücret devlet tarafından karşılanır.
Kısaca: Kişinin kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelik, bilerek neden olmadığı ağır ve muhakkak bir tehlikeden başka suretle korunma imkânı bulunmaması ve tehlike ile kullanılan araç arasında orantı olması hâlinde işlediği fiildir; bu fiil nedeniyle ceza verilmez. Meşru müdafaadan farkı, ortada haksız bir saldırı değil, bir tehlike bulunmasıdır.
Nerede görürsünüz? Kararlarda "sanığın eyleminin TCK 25/2 kapsamında zorunluluk hâli içinde kaldığından ceza verilmesine yer olmadığına" ifadesiyle.
Ne yapmalısınız? Tehlikenin ne kadar ağır ve yakın olduğunu, başka bir çıkış yolunun bulunmadığını gösteren delilleri (tanık, kayıt, sağlık raporu) erken aşamada sunun. Sınırın kast olmaksızın aşılması hâlinde cezada indirim gündeme gelebilir.
Bu sözlük genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki değerlendirme yerine geçmez. Süreler, tutarlar ve kurallar değişebilir; dosyanıza özgü süreyi karar veya tebligat metninden kontrol ediniz.