Konya Barosu'na kayıtlı Av. Emre Aydoğan; aile, ceza, iş, miras ve gayrimenkul, icra ve iflas, idare, tüketici, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.
AdresŞemsitebrizi Mh. Şerafettin Cd. Zengin Han No:52 Kat:2 Daire:208 Karatay/KONYA
Hukuk sözlüğünün M harfiyle başlayan terimleri (2. sayfa: Mirasın hükmen reddi – Müzekkere). Aradığınız kelime burada yoksa arama kutusunu kullanın veya sözlüğün ana sayfasına dönün.
Kısaca: Mirasbırakanın ödeme güçsüzlüğü ölüm tarihinde açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, mirasçı ayrıca beyanda bulunmasa da miras reddedilmiş sayılır. Uygulamada mirasçılar, terekenin borca batık olduğunun tespiti için tereke alacaklılarına karşı dava açar; bu dava asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Nerede görürsünüz? Asliye hukuk mahkemesinin "terekenin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddedilmiş sayılmasına" kararında; mirasçılara karşı başlatılan icra takiplerine itirazda.
Ne yapmalısınız? Hükmen ret davası, üç aylık ret süresine bağlı değildir. Ancak tereke mallarını satmak, kullanmak, saklamak gibi mirası benimseyen davranışlar ret hakkını kaybettirebilir; bu tür işlemlerden kaçının. Mirasbırakanın borç ve mal durumunu gösteren banka, icra ve tapu kayıtlarını toplayın.
Kısaca: Mirasçının, mirasbırakanın hak ve borçlarını almak istemediğini sulh hukuk mahkemesine beyan etmesidir. Reddeden mirasçı mirasbırakanın borçlarından sorumlu olmaz; payı, kendisi hiç yokmuş gibi paylaştırılır. Ölüm tarihinde terekenin borca batık olduğu açıkça belliyse miras reddedilmiş sayılır (hükmen ret).
Nerede görürsünüz? Sulh hukuk mahkemesi kararında "reddi miras beyanının tesciline" ifadesiyle; mirasçılara yöneltilen icra takiplerinde.
Ne yapmalısınız? Ret beyanı yasal süre içinde, kayıtsız şartsız ve mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapılır. Ret yapmadan önce tereke mallarını satmak, paylaşmak gibi davranışlar ret hakkını kaybettirebilir. Reddettiğinizde payınız çocuklarınıza geçebileceğinden onların durumunu da değerlendirin.
Kısaca: Yasal mirasçıların, mirasbırakanın sağlığında kendilerine miras payına mahsuben yaptığı karşılıksız kazandırmaları paylaşmada hesaba katmasıdır. Çocuklara çeyiz, kuruluş sermayesi, mal devri, borçtan kurtarma gibi amaçlarla yapılan kazandırmalar, mirasbırakan aksini açıkça belirtmedikçe denkleştirmeye tabidir. Olağan hediyeler denkleştirilmez.
Ne yapmalısınız? Kazandırmanın yapıldığını gösteren tapu, banka ve senet kayıtlarını toplayın. Denkleştirme, kazandırmanın değerinin tereke paylaşımında ilgili mirasçının payından düşülmesi şeklinde yapılır. Saklı payı ihlal eden kazandırmalar için ayrıca tenkis davası gündeme gelebilir.
Kısaca: Saklı paylı bir mirasçının, mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi hâlinde ölüme bağlı tasarrufla mirastan çıkarılmasıdır. Borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyun yarı saklı payından çıkarılması da mümkündür.
Ne yapmalısınız? Mirastan çıkarma sebebi vasiyetnamede açıkça yazılmalıdır. Çıkarılan mirasçı itiraz ederse, sebebin varlığını çıkarmadan yararlanan taraf ispat etmek zorundadır; sebep ispat edilemezse tasarruf yalnızca saklı pay dışında kalan kısım için geçerli olur.
Kısaca: Mirasbırakan ile mirasçısı arasında, mirasçının ileride doğacak miras hakkından karşılıklı veya karşılıksız olarak vazgeçtiği sözleşmedir. Karşılıklı feragatte, aksi kararlaştırılmadıkça feragat edenin altsoyu (çocukları ve torunları) da mirasçı olamaz. Mirasın açılmasından sonra yapılan "reddi miras"tan farklıdır.
Nerede görürsünüz? Noterde düzenlenen "mirastan feragat sözleşmesi" metninde; mirasçılık belgesinin çıkarılması ve paylaşma davalarında.
Ne yapmalısınız? Sözleşme resmî vasiyetname şeklinde, iki tanıkla yapılmalıdır; adi yazılı feragat geçersizdir. Karşılık olarak aldığınız mal veya parayı belgeleyin. Bu sözleşmeyi imzalamadan önce çocuklarınızın haklarının da etkilenebileceğini göz önünde bulundurun.
Kısaca: Bir çalışanın işyerinde, belirli bir süre boyunca ve sistemli biçimde dışlanması, aşağılanması, işsiz bırakılması veya baskı altına alınması gibi psikolojik taciz davranışlarıdır. İşveren, çalışanı bu tür davranışlara karşı korumakla yükümlüdür.
Ne yapmalısınız? Olayları tarih tarih not edin; e-posta, mesaj, görev yazıları ve tanıkları saklayın; varsa sağlık raporlarınızı alın. Mobbing işçiye haklı fesih ve manevi tazminat imkânı verebilir. ALO 170 veya CİMER'e de başvurulabilir.
Kısaca: Güvenli elektronik imzanın, kart okuyucu yerine cep telefonu hattına (SIM karta) tanımlanmış hâlidir. Hukuki sonuçları bakımından e-imzayla aynıdır ve elle atılan imza yerine geçer.
Nerede görürsünüz? UYAP Vatandaş Portal ve e-Devlet girişinde "mobil imza ile giriş" seçeneğinde; UYAP'tan dilekçe gönderirken imzalama aşamasında.
Ne yapmalısınız? Mobil imzayı GSM operatörünüz üzerinden edinebilirsiniz; UYAP üzerinden dilekçe göndermek veya dava açmak için kullanılabilir. Telefon hattınızın kontrolünü kimseye bırakmayın; hattınızı veya SIM kartınızı değiştirdiğinizde mobil imzanızın durumunu kontrol edin.
Kısaca: Bir borcun vadesinin gelmesi ve alacaklının artık ödenmesini isteyebilmesidir; bu borca "muaccel borç" denir. Taksitli borçlarda bazı taksitler ödenmezse sözleşmedeki "muacceliyet şartı" ile kalan borcun tamamı birden istenebilir hâle gelebilir.
Nerede görürsünüz? Banka ve finans şirketlerinin gönderdiği ihtarnamelerde "borcun tamamı muaccel hâle gelmiştir" ifadesiyle; kredi sözleşmelerinde ve icra takip talebinde.
Ne yapmalısınız? Tüketici kredilerinde kalan borcun tamamının istenebilmesi için kanun, birbirini izleyen en az iki taksidin ödenmemesini ve tüketiciye en az otuz gün süre verilerek uyarı yapılmasını arar. İhtarname aldıysanız verilen süre içinde gecikmiş taksitleri ödemek muacceliyeti önleyebilir.
Kısaca: Bugünkü Türkçe karşılığı "gerektiren sebep", "gerekçe"dir. "Mucip", bir sonucu zorunlu kılan demektir. Kanunların gerekçesine eskiden "mucip sebepler lâyihası" denirdi; kararlarda ise bir sonuca yol açan haklı neden anlamında geçer.
Nerede görürsünüz? Kararlarda ve dilekçelerde: "Bozmayı mucip sebep bulunmadığından", "kararın bozulmasını mucip başka bir neden görülmediğinden", "tazminatı mucip bir kusur".
Ne yapmalısınız? Kararda "bozmayı mucip sebep bulunmadığından" ifadesi, itirazınızın karşılanmadığı ve kararın onandığı anlamına gelir. Kararın kalan kısmını ve varsa başka bir başvuru yolu bulunup bulunmadığını kontrol edin.
Kısaca: Haczedilen taşınır malın borçlunun yanında bırakılmayıp icra dairesince alınması ve bir depoda ya da yediemin yanında korunmasıdır. Para, kıymetli evrak ve değerli eşya kural olarak muhafaza altına alınır.
Nerede görürsünüz? Haciz tutanağında "…muhafaza altına alınmasına" ifadesiyle; araçlarda "yakalama ve muhafaza" kaydıyla.
Ne yapmalısınız? Muhafaza masrafları (nakliye, otopark, depo ücreti) sonunda borçluya yansır ve borç büyür. Borcu ödeyerek veya alacaklıyla anlaşarak muhafazanın kaldırılmasını isteyebilirsiniz. Mal size ait değilse bunu belgelerle icra dairesine bildirin.
Kısaca: Tebligat hukukunda evrakın kendisine yöneltildiği kişidir. Tebligat kural olarak muhatabın kendisine yapılır; o adreste bulunmazsa kanunda sayılan kişilere (aynı konutta birlikte oturan bir yetişkin, işyerinde çalışan gibi) yapılabilir. İş avukatla takip ediliyorsa tebligat avukata yapılır.
Nerede görürsünüz? Tebliğ mazbatasında "muhatap" bölümünde ve "muhatap adreste bulunamadığından aynı konutta birlikte oturan …'ya tebliğ edildi" gibi açıklamalarda.
Ne yapmalısınız? Sizin adınıza başka biri evrakı teslim aldıysa tebliğ size yapılmış sayılır ve süre işler; ev halkınızdan gelen evrakı hemen size iletmelerini isteyin. Evrakı görünüşü itibarıyla on sekiz yaşından küçük birinin aldığı anlaşılıyorsa usulsüz tebligat söz konusu olabilir.
Kısaca: Bir taşınmaz üzerinde, malikten başka biri tarafından veya paydaşlardan biri tarafından yapılmış bina, duvar, kuyu, dikilmiş ağaç gibi yapı ve eklentilerdir. Kural olarak arazinin bütünleyici parçası sayılıp arazi malikine ait olsa da, uygulamada kimin yaptığının tespiti paylaşmada değer hesabını etkiler.
Nerede görürsünüz? Kadastro tutanağında ve tapunun beyanlar hanesinde "üzerindeki ev … aittir" şerhinde; ortaklığın giderilmesi davasında "muhdesatın aidiyetinin tespiti" talebiyle.
Ne yapmalısınız? Paylı veya miras kalan bir arazi üzerine kendi paranızla yapı yaptıysanız, ortaklığın giderilmesi veya satış öncesinde muhdesatın size ait olduğunun tespitini isteyebilirsiniz. Yapım masraflarını gösteren fatura, ruhsat ve tanıkları saklayın. Tespit yapılmazsa satış bedeli paylara göre bölünür.
Kısaca: Bugünkü Türkçe karşılığı "haklı"dır. "Muhik sebep" haklı sebep, "muhik talep" haklı istek demektir; karşıtı "gayrimuhik" (haksız) şeklinde görülebilir.
Nerede görürsünüz? Kararlarda ve ara kararlarda: "Davacının talebi muhik görüldüğünden kabulüne", "mazeret muhik görülerek duruşmanın ertelenmesine", "muhik bir sebep olmaksızın".
Ne yapmalısınız? Bir mazeret veya talebiniz için "muhik görülmediğinden reddine" yazıyorsa, mahkeme gerekçenizi yeterli bulmamıştır. Varsa belgelerinizi tamamlayarak yeniden talepte bulunup bulunamayacağınızı değerlendirin.
Kısaca: Mahkemenin, gider avansı yatırılması, belge sunulması gibi bir işlemin belirli süre içinde yapılmasını ve yapılmazsa doğacak sonuçları bildiren yazısıdır.
Nerede görürsünüz? PTT veya e-Tebligat ile gelen evrakta "muhtıra" başlığıyla.
Ne yapmalısınız? Muhtırada yazan süre çoğu zaman kesin süredir; içinde istenen işlemi yapın.
Kısaca: Bugünkü Türkçe karşılığı "mirasbırakan"dır: öldüğünde malvarlığı (terekesi) mirasçılarına geçen kişi. Kanunda "mirasbırakan" kelimesi kullanılır, mahkeme kararlarında ve dilekçelerde ise "muris" hâlâ çok yaygındır.
Ne yapmalısınız? Murisin mirasçılarını mirasçılık belgesiyle belirleyin. Mirasın borçlu olduğundan şüpheleniyorsanız mirası reddetme süresini kaçırmamak için vakit kaybetmeden bilgi alın.
Kısaca: Mirasbırakanın, bazı mirasçılarını mirastan yoksun bırakmak amacıyla aslında bağışladığı bir malı tapuda satış gibi göstererek devretmesidir. "Muris" mirasbırakan, "muvazaa" ise danışıklı işlem demektir. Bu işlem Yargıtay içtihadı uyarınca geçersiz sayılır.
Nerede görürsünüz? Tapu iptali ve tescil davası dilekçesinde "muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı" ifadesiyle; kararda "davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacının miras payı oranında tescilinin" şeklinde.
Ne yapmalısınız? Satış bedelinin gerçekte ödenmediğini, malın değeri ile gösterilen bedel arasındaki farkı, mirasbırakanın satış için bir sebebi olmadığını gösteren delilleri toplayın. Bu davalar zamanaşımına tabi değildir; ancak dava miras payınız oranında açılır.
Dayanak: 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı Yargıtay İBK; TBK m.19
Kısaca: Bugünkü Türkçe karşılığı "rıza", "onay", "izin"dir. Bir işlemin yapılabilmesi için başka birinin kabulünün gerektiği durumlarda kullanılır. Örneğin davada iddiayı genişletmek kural olarak karşı tarafın açık muvafakatini gerektirir; yazılı rıza belgesine ise "muvafakatname" denir.
Nerede görürsünüz? Dilekçelerde, duruşma zaptında ve kararlarda: "Davalı vekili iddianın genişletilmesine muvafakat etmediğini beyan etti", "eşin muvafakati alınmadan yapılan devir".
Ne yapmalısınız? Muvafakat vermeden önce neye onay verdiğinizi tam olarak anlayın; verilen açık rıza sonradan geri almayı zorlaştırabilir. Duruşmada muvafakat etmiyorsanız bunun zapta açıkça geçmesini sağlayın.
Dayanak: HMK m.141 (iddia ve savunmanın genişletilmesi)
Kısaca: Bir kişinin, başka birinin yapacağı işleme onay verdiğini gösteren yazılı beyandır. Örneğin velinin çocuğun yurt dışına çıkışına, eşin aile konutunun satışına veya araç sahibinin aracının başkasınca kullanılmasına izin vermesi.
Nerede görürsünüz? Noterde düzenlenen veya onaylanan belge olarak; pasaport, tapu, okul ve resmî kurum işlemlerinde istenen evrak listesinde.
Ne yapmalısınız? İstenen kurumun hangi şekli (noter onaylı, düzenleme şeklinde) kabul ettiğini önceden sorun. Muvafakatin kapsamını ve süresini açıkça yazdırın; geniş ve süresiz izin vermekten kaçının. Gerekirse noter aracılığıyla geri alabilirsiniz.
Kısaca: Tarafların, üçüncü kişileri yanıltmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan görünüşte bir işlem yapmasıdır; danışıklı işlem de denir. Örneğin bağışlanan bir taşınmazın tapuda satış gibi gösterilmesi. Görünüşteki işlem geçersizdir; gizli işlem ancak şekil şartlarını taşıyorsa geçerli olabilir.
Nerede görürsünüz? Tapu iptali ve tescil davalarında "işlem muvazaalıdır" iddiasıyla; tasarrufun iptali ve muris muvazaası davalarında; kararlarda "muvazaa nedeniyle tapu iptali" ifadesiyle.
Ne yapmalısınız? İşlemin tarafları muvazaayı kural olarak yazılı delille ispat etmelidir; üçüncü kişiler ve mirasçılar ise her türlü delile dayanabilir. Ölen bir yakınınızın mirasçılardan mal kaçırdığını düşünüyorsanız "Muris muvazaası" maddesine de bakın.
Kısaca: Suçtan zarar gören kişinin açılmış kamu davasına katılarak taraf hâline gelmesidir. Katılan, delil sunabilir, karara karşı kanun yoluna başvurabilir.
Nerede görürsünüz? Duruşma zaptında "…davaya katılmasına" ya da "katılan" ifadesiyle.
Ne yapmalısınız? Davaya katılmak isterseniz bunu duruşmada veya dilekçeyle mahkemeye bildirin.
Kısaca: Bugünkü Türkçe karşılığı "davalı"dır: aleyhine (kendisine karşı) dava açılan kişi. "Müddei" (davacı) kelimesiyle birlikte kullanılır; çoğulu "müddeaaleyhler" ya da "müddeaaleyhim" şeklinde görülebilir.
Nerede görürsünüz? Eski tarihli ilamlarda, tapu ve kadastro dosyalarındaki eski kararlarda: "Müddeaaleyh, davaya cevap vermemiş ve duruşmalara gelmemiştir."
Ne yapmalısınız? Kelimeyi "davalı" diye okuyabilirsiniz. Eski bir kararda adınız ya da bir yakınınızın adı müddeaaleyh olarak geçiyorsa, o kararın aleyhine verildiği kişinin kim olduğunu ve kararın kesinleşip kesinleşmediğini kontrol edin.
Kısaca: Bugünkü Türkçe karşılığı "davacı"dır: bir hakkı mahkemeden isteyen, davayı açan kişi. Arapça "iddia eden" anlamındaki kelimeden gelir. Savcının eski adı olan "müddeiumumi" de aynı kökten gelir.
Nerede görürsünüz? Eski tarihli mahkeme kararlarında, tapu ve miras dosyalarındaki eski ilamlarda, bazen bugünkü dilekçelerde: "Müddei vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin … alacağı bulunduğunu iddia etmiştir."
Ne yapmalısınız? Kelimeyi gördüğünüz yerde "davacı" diye okuyabilirsiniz. Eski bir ilamda kimin davacı olduğunu anlamak, o kararın kimin lehine olduğunu ve bugün kimin hak iddia edebileceğini değerlendirmek için önemlidir.
Kısaca: Bugünkü Türkçe karşılığı "ayırt etme gücüne sahip"tir: yaşı veya akıl durumu nedeniyle davranışlarının anlam ve sonuçlarını kavrayabilen kişi. Karşıtı "gayrimümeyyiz"dir. Temyiz eden anlamındaki "müstemyiz" ile karıştırılmamalıdır.
Nerede görürsünüz? Vesayet, velayet ve tazminat kararlarında: "Mümeyyiz küçüğün görüşü alınmış", "davalının gayrimümeyyiz olduğu sağlık kurulu raporuyla anlaşılmıştır."
Ne yapmalısınız? Bir sözleşmenin veya tasarrufun geçerliliği tartışılıyorsa, işlem tarihinde kişinin ayırt etme gücü olup olmadığı belirleyicidir. Bu konuda çoğunlukla sağlık raporu veya Adli Tıp görüşü istenir.
Kısaca: Suçun işlenmesinde kullanılan, suçtan meydana gelen ya da üretimi, bulundurulması veya kullanılması suç oluşturan eşyanın ve suçtan elde edilen maddi kazancın mahkeme kararıyla devlete geçirilmesidir. İyi niyetli üçüncü kişilere ait eşya kural olarak müsadere edilmez. Soruşturmadaki "el koyma" geçici, müsadere ise kesin bir sonuçtur.
Nerede görürsünüz? Kararın hüküm fıkrasında "… emanetin … sırasında kayıtlı eşyanın TCK 54. maddesi uyarınca müsaderesine" ifadesiyle; adli emanet makbuzunda.
Ne yapmalısınız? Eşyanın size ait olduğunu ve suçla ilgisi bulunmadığını düşünüyorsanız fatura, ruhsat gibi belgelerle mahkemeye başvurun; müsadere kararına karşı hükümle birlikte kanun yoluna gidilebilir. Müsadere edilmeyen eşyanın iadesini, kararda belirtilen şekilde adli emanetten isteyebilirsiniz.
Kısaca: Bir suçtan zarar gördüğünü ileri sürerek savcılığa veya kolluğa şikâyette bulunan kişidir. Bugünkü dilde "şikâyetçi" anlamına gelir. Müşteki, kovuşturma aşamasında davaya katılırsa "katılan" sıfatını alır.
Nerede görürsünüz? Savcılık ve kolluk evrakında "müşteki ifade tutanağı" başlığıyla; iddianamede "Müşteki: …" satırında; UYAP Vatandaş Portal'da dosyadaki sıfatınız olarak.
Ne yapmalısınız? Adres ve telefon bilgilerinizi güncel tutun; size yapılacak tebligatlar (ör. takipsizlik kararı, uzlaştırma teklifi) sürelerin başlangıcıdır. Dava açılırsa duruşmaya gelerek davaya katılma talebinde bulunabilir, böylece yargılamada daha etkin rol alabilirsiniz.
Kısaca: Bir borçta birden fazla kişinin borçlu olarak yer almasıdır. Kredi ve icra belgelerinde çoğunlukla "müşterek ve müteselsil borçlu" şeklinde geçer; bu durumda alacaklı borcun tamamını borçlulardan herhangi birinden isteyebilir. Ödeyen borçlu, diğerlerine paylarına düşen kısım için başvurabilir.
Nerede görürsünüz? Ödeme emrinde "borçlular müştereken ve müteselsilen" ifadesinde; kredi sözleşmelerinin imza bölümünde.
Ne yapmalısınız? Müşterek borçlu olarak imzaladığınız belge sizi kefil gibi değil, doğrudan borçlu gibi sorumlu kılabilir. Ödeme yaptıysanız makbuzunuzu saklayın ve diğer borçlulardan payları oranında talepte bulunabileceğinizi unutmayın.
Kısaca: Ceza yargılamasının sonunda Cumhuriyet savcısının, sanığın mahkûmiyeti veya beraati yönündeki görüşünü bildirmesidir. Mahkeme bu görüşle bağlı değildir.
Nerede görürsünüz? Duruşma zaptında "esas hakkındaki mütalaa" başlığıyla.
Ne yapmalısınız? Sanık ve müdafii mütalaaya karşı savunma yapma hakkına sahiptir; mütalaadan sonra son söz sanığa verilir.
Kısaca: Bugünkü Türkçe karşılığı "sonraki", "ardından gelen"dir. Kararlarda daha çok "…'ı müteakip" (…'dan sonra) ve "müteakiben" (bunun ardından) biçiminde kullanılır.
Nerede görürsünüz? Kararlarda ve yazılarda: "Kararın kesinleşmesini müteakip ilgili yerlere müzekkere yazılmasına", "tebliği müteakip iki hafta içinde", "müteakip duruşmada".
Ne yapmalısınız? "…'ı müteakip" ifadesi bir işlemin ya da sürenin ne zaman başlayacağını gösterir. Örneğin bir işlem kesinleşmeye bağlanmışsa, kararın kesinleşip kesinleşmediğini UYAP'tan takip edin.
Kısaca: Bugünkü Türkçe karşılığı "karşılıklılık"tır. Bir devletin, diğer devlet kendi vatandaşlarına veya kararlarına nasıl davranıyorsa ona da aynı şekilde davranması ilkesidir. Örneğin yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de tenfizi için kural olarak karşılıklılık aranır.
Nerede görürsünüz? Tanıma-tenfiz kararlarında ve yabancıların açtığı davalarda: "Taraf devletler arasında fiilî mütekabiliyet bulunduğundan", "karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutulmasına".
Ne yapmalısınız? Yurt dışında verilmiş bir kararı Türkiye'de uygulatmak istiyorsanız, o ülkeyle karşılıklılık olup olmadığı araştırılır. Yabancı boşanma kararlarının yalnızca tanınmasında ise karşılıklılık şartı aranmaz.
Kısaca: Kefilin, asıl borçluyla birlikte müteselsil sorumluluğu kabul ettiği kefalet türüdür. Bu durumda alacaklı, kanundaki şartlar gerçekleşince önce asıl borçluyu takip etmek zorunda kalmadan doğrudan kefile başvurabilir. Kefilin müteselsil kefil olduğunu el yazısıyla belirtmesi gerekir.
Nerede görürsünüz? Kredi veya kira sözleşmesinde "müteselsil kefil" ibaresiyle; ödeme emrinde kefil olarak adınızın geçmesiyle.
Ne yapmalısınız? Takip size yöneldiyse sözleşmede kefalet türünün, azami miktarın ve tarihin el yazınızla yazılıp yazılmadığını, gerekiyorsa eşinizin yazılı rızasının alınıp alınmadığını kontrol edin. Gerçek kişilerin kefaleti kural olarak on yıl geçmekle sona erer.
Kısaca: Birden fazla kişinin aynı borçtan veya aynı zarardan sorumlu olduğu durumda, alacaklının borcun tamamını dilediği borçludan isteyebilmesidir. Borcu ödeyen kişi, diğerlerinden kendi paylarına düşen kısmı geri isteyebilir (rücu).
Nerede görürsünüz? Kararın hüküm kısmında ve icra takiplerinde: "… TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline", "borçlular müteselsilen sorumludur".
Ne yapmalısınız? Müteselsil sorumluysanız alacaklı borcun tamamını yalnızca sizden isteyebilir. Ödeme yaptıysanız makbuzları saklayın; diğer sorumlulardan paylarını rücu yoluyla isteyebilirsiniz.
Kısaca: Bugünkü Türkçe karşılığı "ölmüş kişi", "merhum"dur. Hukuk metinlerinde çoğunlukla mirası açılan kişiyi anlatmak için kullanılır; bu anlamda "muris" ve "mirasbırakan" kelimeleriyle yakındır.
Nerede görürsünüz? Mirasçılık belgesinde, tapu kayıtlarında, nüfus kayıt örneğinde ve dilekçelerde: "Müteveffa …'nın tüm mirasçılarının davaya dahil edilmesine", "müteveffanın terekesine ait taşınmaz".
Ne yapmalısınız? Ölen kişiye ait bir işlem gördüğünüzde, onun adına artık mirasçıların hareket edeceğini bilin. Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) edinmek, tapu, banka ve dava işlemlerinin ilk adımıdır.
Bu sözlük genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki değerlendirme yerine geçmez. Süreler, tutarlar ve kurallar değişebilir; dosyanıza özgü süreyi karar veya tebligat metninden kontrol ediniz.