Trafik kazası birkaç saniyede olur; ardından gelen süreç ise aylar sürebilir: tutanak, sigorta başvurusu, eksper, kusur oranı, değer kaybı, serviste geçen günler… Bu yazıda maddi hasarlı ve yaralanmalı kazalarda kaza anından dava aşamasına kadar neler yapılabileceğini, kimden neyin istenebileceğini ve uygulamada sık karşılaşılan püf noktalarını; güncel mevzuat, 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren yeni trafik sigortası kuralları ve Yargıtay kararları ışığında sade bir dille anlatıyoruz.
Kısaca:
- Kaza anında fotoğraf, video, tanık ve kamera kaydı en değerli delildir.
- Onarım bedeli ve değer kaybı karşı tarafın trafik sigortasından istenir.
- Araç serviste beklerken uğranılan kayıp (mahrumiyet bedeli) sigortadan değil, kusurlu sürücü ve araç sahibinden istenir.
- Tutanak ve sigortanın belirlediği kusur oranı son söz değildir; davada bilirkişi yeniden inceler.
- Dava açmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonuna gitmeden önce sigortaya yazılı başvuru şarttır.
- Açıkça yetersiz bir ödemeyi kabul ettiyseniz, iki yıl içinde farkı isteme imkânı olabilir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 81. maddesine göre kazaya karışan sürücüler; hemen durmak, kaza yerinde trafik güvenliği için gereken tedbirleri almak, trafiği ve can-mal güvenliğini etkilemiyorsa sorumluluğun belirlenmesine yarayacak iz ve delilleri değiştirmemek, istenirse kimlik, adres, sürücü belgesi, ruhsat ve sigorta poliçesi bilgilerini göstermek ve kazayı yetkili memurlara bildirmekle yükümlüdür.
Yalnızca maddi hasar varsa: Kazaya karışan herkes polis veya jandarmanın gelmesine gerek görmezse, durumu aralarında yazılı olarak tespit edip (anlaşmalı kaza tespit tutanağı) kaza yerinden ayrılabilir. Anlaşma sağlanamazsa polis veya jandarma çağrılmalıdır.
Olay yerinden ayrılmanın sonucu ağırdır: 12.02.2026 tarihli ve 7574 sayılı Kanun ile değişen KTK m.81/3'e göre anlaşma hâli dışında maddi hasarlı, ölümlü veya yaralanmalı kazalarda zabıtanın izni olmadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücüye 46.000 TL idari para cezası verilir. Ölümlü veya yaralanmalı kazalarda izinsiz ayrılan sürücüye ayrıca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş; bu sürücülerin sürücü belgesinin iki yıl süreyle geri alınacağı düzenlenmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre de zorunlu hâller dışında olay yerini terk etmek veya kaza tutanağı, alkol raporu gibi belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranmak, sigortacının kendi sigortalısına rücu sebebidir. Can güvenliği ya da tedavi için sağlık kuruluşuna gitmek gibi zorunlu hâller bu kapsamda değildir. Rücu, sigortacı ile kendi sigortalısı arasındaki bir meseledir; zarar görenin tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.
Uygulamada işe yarayan küçük adımlar:
Aracınızdaki hasarın giderilmesi için gereken parça ve işçilik bedelidir. 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren değişiklikle Genel Şartlar'ın B.2 maddesine göre hasar gören orijinal parça onarılamıyorsa orijinal parça ile değiştirilir. Eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ancak sizin onayınız alınırsa ya da orijinal parçaya erişim mümkün değilse kullanılabilir; bu şartların oluştuğunu ispat yükü sigortacıdadır. Parça değişimi nedeniyle araçta oluşan değer artışı da tazminattan düşülemez.
Püf noktası: Servis veya sigorta tarafından önünüze konulan "eşdeğer parça" onay formlarını okumadan imzalamayın. Onay vermek zorunda değilsiniz.
Hasar görüp onarılan araç, ikinci el piyasasında kazasız hâline göre daha düşük fiyatla alıcı bulur. Bu fark değer kaybıdır ve zorunlu trafik sigortasının maddi zararlar teminatı kapsamındadır.
1 Temmuz 2026'dan itibaren yeni dönem: 12.06.2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle Genel Şartlar'daki formüle dayalı hesap yöntemi kaldırıldı. Artık değer kaybı; sigorta eksperi tarafından aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gören kısımları, geçmiş hasar durumu ve kaza öncesindeki ikinci el satış değeri ile onarım sonrasındaki ikinci el satış değeri arasındaki fark dikkate alınarak belirlenir.
Bu yöntem, Yargıtay'ın uzun süredir uyguladığı ölçütle örtüşmektedir. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi bir kararında şöyle demiştir:
“Bu durumda mahkemece aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının zararının belirlenmesi (...) gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2016/12847 E., 2017/5859 K., 24.05.2017
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de daha yakın tarihli bir kararında, hasar öncesi piyasa değeri ile onarılmış hâldeki piyasa değeri arasındaki farkı; aracın marka, model, kilometre ve hasar geçmişiyle birlikte dikkate alan raporu esas alan kararı onamıştır (2023/2961 E., 2025/781 K., 16.01.2025).
Araç hasarı için sigortaya başvuran kişi, ayrıca belirtmese de değer kaybı talebinde bulunmuş sayılır. Sigortacı hesapladığı değer kaybını, nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı günü izleyen iş günü içinde size bildirir (Genel Şartlar A.5/a).
Dikkat: Hasar sebebiyle trafikten çekilen veya hurdaya çıkarılan araçların değer kaybı talepleri zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır (KTK m.92/l).
Aracınız serviste beklerken başka bir araç kiralamak, taksiye binmek ya da işinize gidememek zorunda kalabilirsiniz. Halk arasında "mahrumiyet bedeli" ya da "ikame araç bedeli" denilen bu zarar, zorunlu trafik sigortasından istenemez: KTK m.92/k, "gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları" sigorta kapsamı dışında sayar. Bu zarar, kazaya sebep olan kusurlu sürücüden ve aracın işleteninden (genellikle ruhsat sahibi) istenir.
Uygulamada mahkemeler, aracın onarımı için gereken makul süreyi ve o tarihlerdeki emsal günlük araç kiralama bedelini bilirkişi aracılığıyla belirler. Servis giriş-çıkış belgelerini, parça bekleme yazışmalarını ve gerçekten araç kiraladıysanız kira sözleşmesini ve ödeme belgelerini saklayın. Kira sözleşmesi ve ödeme belgesi olmadan bu kalemin ispatı zorlaşabilir.
Ticari araçlarda (taksi, minibüs, kamyon gibi) aracın çalışamadığı günlerdeki kazanç kaybı da aynı mantıkla sürücü ve işletenden istenir. Bu durumda vergi kayıtları, hasılat belgeleri ve benzeri belgeler önem kazanır.
Zararın belirlenmesi için yapılan makul ekspertiz giderleri de talep edilebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, ekspertiz ücretinden sigortacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1426. maddesi kapsamında sorumlu olduğunu kabul etmiştir (2023/2961 E., 2025/781 K., 16.01.2025). Çekici bedeli gibi kazayla doğrudan bağlantılı ve belgelenen giderler de zarar kalemleri arasında değerlendirilir.
Onarım masrafı aracın kaza tarihindeki değerini aşar ve araç onarılamaz hâle gelirse araç "tam hasar" sayılır; bu durumda hurda tescil belgesi sunulmadan tazminat ödenmez. 1 Temmuz 2026'dan itibaren, eksper raporuyla ağır hasarlı olduğu tespit edilen araçlarda da "trafikten çekilmiştir" kaşeli tescil belgesi sigortacıya sunulmadan tazminat ödenmez (Genel Şartlar B.2).
Uygulamada süreç çoğunlukla şöyle işler: Taraflar kaza tespit tutanağını doldurur, sigorta şirketleri tutanaktaki beyan ve krokiye göre kusur oranını belirler ve ödemeyi bu orana göre yapar. Kusurunuz yüksek görülmüşse ödeme düşer ya da hiç yapılmaz, çünkü hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri sigorta kapsamı dışındadır (KTK m.92/g).
Ancak bu belirleme son söz değildir. Tutanak önemli bir delildir. Fakat dava açıldığında ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna gidildiğinde kusur durumu, alanında uzman bilirkişiden alınacak ayrıntılı ve denetlenebilir bir raporla yeniden belirlenir. Yargıtay kararları bu yöndedir:
Bir dosyada davalı sigortacı, kaza tespit tutanağında kendi sigortalısına kusur verilmediğini ileri sürmüştür. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ise uzman bilirkişi raporundaki kusur oranının esas alınmasını isabetli bulmuştur:
“(...) özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden raporun karara esas alınmış olmasına, davalının 6102 sayılı TTK’nın 1426. maddesi kapsamında ekspertiz ücretinden sorumlu olduğunun anlaşılmasına (...)”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2023/2961 E., 2025/781 K., 16.01.2025
Tutanak ile bilirkişi raporu birbiriyle çelişiyorsa, çelişkinin giderilmesi gerekir:
“Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, üç kişilik heyetten, kaza tutanağı ve bilirkişi raporundaki, çelişkilerin giderildiği, kazadaki kusur oranlarının belirlendiği ve davacının aracında oluşan hasar ve değer kaybı ile davalının eylemi arasında illiyet bağı olup olmadığının irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2022/3488 E., 2023/7981 K., 14.06.2023
Pratik sonuç: Sigortanın tutanağa bakarak verdiği kusur oranına katılmıyorsanız, ödemeyi kabul edip konuyu kapatmak zorunda değilsiniz. Bu aşamada kaza yerinin fotoğrafları, video ve kamera kayıtları, tanık beyanları ve varsa polis veya jandarma tutanağı belirleyici olur.
Başvuru şartı nasıl yerine getirilir? Yargıtay, başvuru şartını şekli bir engel olarak değil, uyuşmazlığın dava öncesinde çözülmesine imkân tanıyan bir aşama olarak değerlendirmektedir. Plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın yol açtığı yaralanmaya ilişkin bir dosyada, zarar görenin yazılı başvuru yapmadan önce arabulucuya gittiği ve anlaşma sağlanamadığı görülmüş; Yargıtay bu durumda başvuru şartının yerine geldiğini kabul etmiştir:
“Alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulması ile başvuru şartının yerine getirildiğinin kabulü gerektiğinden, davalının diğer itirazları incelenerek değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2026/1003 E., 2026/2037 K., 23.02.2026
Yine de en güvenli yol, dava veya tahkimden önce sigortaya belgeli ve yazılı başvuru yapmaktır.
KTK m.111'e göre bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal ettirilebilir.
Yargıtay, trafik sigortasının ödemesinden sonra açılan bir dosyada izlenecek yolu şöyle açıklamıştır:
“Somut olayda, maluliyet tazminatı öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmalı, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında 2918 sayılı KTK’nın 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmelidir. Şayet ödenmesi gereken maluliyet tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa, davacı tarafından daha önce verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek, rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesi sonucunda oluşan duruma göre karar verilmesi gerekmektedir.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2025/3514 E., 2025/7129 K., 05.05.2025
Yani trafik sigortasından alınan ödeme gerçek zararı açıkça karşılamıyorsa, imzalanan ibraname "makbuz" sayılabilir ve aradaki fark istenebilir.
Kasko farklıdır: KTK m.111 zorunlu trafik sigortası ilişkisine yöneliktir; kendi kasko şirketinizle yaptığınız anlaşmalara uygulanmaz. Yargıtay, kasko şirketinden fark talep edilen bir dosyada davanın reddini şu gerekçelerle onamıştır:
“(...) ibranamede ihtirazi kayıt ileri sürülmemesine, talebin dayanağının kasko sigorta sözleşmelerine uygulanamayacak olan KTK'nın 111. maddesi olarak belirtilmesine göre usul ve kanuna uygun olup (...)”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2023/1532 E., 2025/6259 K., 21.04.2025
Pratik sonuç: Ödeme alırken imzaladığınız belgeleri dikkatle okuyun. Ödemenin zararınızı karşılamadığını düşünüyorsanız, özellikle kasko ödemelerinde, belgeye "fazlaya ilişkin haklarım saklıdır" şeklinde ihtirazi kayıt düşün.
Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Olay aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (KTK m.109). Yalnızca maddi hasarlı kazalar çoğu zaman suç oluşturmadığından, bu kazalarda iki yıllık sürenin kaçırılmaması özellikle önemlidir.
Sürücüye veya işletene karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da, sigortacıya karşı kesilen zamanaşımı sürücü ve işletene karşı da kesilmiş sayılır (KTK m.109).
Kararların tam metnine karararama.yargitay.gov.tr adresinde "Detaylı Arama" bölümünden daire, esas ve karar numarası girilerek ulaşılabilir.
Polis çağırmadan anlaşmalı tutanak tutabilir miyiz?
Yalnızca maddi hasar varsa ve kazaya karışan herkes gerek görmezse evet; durumu yazılı olarak tespit edip kaza yerinden ayrılabilirsiniz (KTK m.81). Yaralanma varsa veya anlaşma sağlanamazsa polis ya da jandarma çağrılmalıdır.
Sigorta beni kusurlu buldu, ödeme yapmadı. Ne yapabilirim?
Sigortaya yazılı itiraz edebilir, sonuç alamazsanız Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir veya dava açabilirsiniz. Bu aşamada kusur durumu bilirkişi raporuyla yeniden belirlenir; tutanaktaki veya sigortanın belirlediği oran bağlayıcı değildir.
Aracım serviste beklerken kiraladığım aracın parasını sigorta öder mi?
Hayır. Bu zarar (mahrumiyet bedeli) zorunlu trafik sigortasının kapsamı dışındadır (KTK m.92/k); kusurlu sürücü ve araç sahibinden istenir.
Değer kaybı için ayrıca başvurmam gerekir mi?
Hayır. 1 Temmuz 2026'dan itibaren araç hasarı için yapılan başvuru, değer kaybı talebini de kapsar (Genel Şartlar A.5/a).
Servis aracıma eşdeğer parça takmak istiyor. Kabul etmek zorunda mıyım?
Hasar gören parça orijinalse ve onarılamıyorsa kural olarak orijinal parçayla değiştirilir. Eşdeğer parça için onayınız gerekir; orijinal parçaya erişilememesi hâli ayrıktır (Genel Şartlar B.2).
Kaskodan ödeme aldım. Karşı taraftan ayrıca bir şey isteyebilir miyim?
Kaskonun karşılamadığı kalemler (ör. değer kaybı, mahrumiyet bedeli) için karşı tarafa ve onun sigortasına başvurabilirsiniz. Kasko ibranamesine ihtirazi kayıt düşmeyi unutmayın.
Çarpan araç kaçtı, plakasını alamadım. Ne olacak?
Yaralanma varsa Güvence Hesabına başvurulabilir (5684 sayılı Kanun m.14). Araçtaki maddi hasar kural olarak bu hesaptan karşılanmaz. Olayı hemen polis veya jandarmaya bildirmek ve çevredeki kamera kayıtlarının saklanmasını istemek bu durumda daha da önemlidir.
Sigortaya başvurmadan doğrudan dava açabilir miyim?
Hayır. Dava veya tahkimden önce sigortaya yazılı başvuru zorunludur (KTK m.97). Sigorta 15 gün içinde cevap vermezse ya da cevap talebinizi karşılamazsa dava veya tahkim yoluna gidebilirsiniz.
Ne kadar sürem var?
Kural olarak zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kazadan itibaren on yıl. Kaza suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanabilir (KTK m.109).
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki değerlendirme yerine geçmez.
