Evlilik içinde konut kredisiyle alınan bir ev, boşanma sonrası mal paylaşımında en sık tartışılan malvarlığı değerlerinden biridir. Kredi taksitlerinin bir kısmı evlilik içinde, bir kısmı ise boşanma davası açıldıktan sonra ödenmişse eşlerin bu evdeki payı nasıl hesaplanacaktır? Ev boşanma davasından sonra hasar görmüşse hangi değer esas alınacaktır? Bu yazıda edinilmiş mallara katılma rejiminin temel kurallarını ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2026 tarihli bir kararını açıklıyoruz.
Türk Medeni Kanunu'nun 202. maddesine göre eşler arasında, mal rejimi sözleşmesiyle başka bir rejim seçilmedikçe, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. TMK m. 219'a göre edinilmiş mal, her eşin bu rejimin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir; eşin çalışmasının karşılığı olan edinimler bunların başında gelir. TMK m. 220 ise kişisel kullanım eşyası, mal rejiminin başlangıcında eşe ait olan değerler ve miras ya da karşılıksız kazanma yoluyla elde edilenler gibi kişisel malları sayar.
Tasfiyede her eş veya mirasçıları, diğer eşin edinilmiş mallarındaki artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m. 236/1). Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız katkıda bulunmuşsa, ayrıca değer artış payı alacağı söz konusu olabilir (TMK m. 227).
TMK m. 225'e göre mahkeme boşanmaya karar verirse mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer. Bu tarih iki açıdan belirleyicidir:
Mal rejiminin tasfiyesinde malların sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK m. 232). Mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olan edinilmiş mallar ise tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 235/1). Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi, karar tarihidir; tasfiyeyi bölge adliye mahkemesi yapıyorsa onun karar tarihi esas alınır.
Kısacası, malın hangi durumda değerlendirileceği için mal rejiminin sona erdiği tarih, malın ne kadar ettiği için ise tasfiye tarihindeki rayiç değer esas alınır.
Taşınmazın bedeli kısmen veya tamamen krediyle ödenmişse, alacak; geri ödemelerin hangi döneme isabet ettiği, ödenen miktar ve taksit sayısı gözetilerek belirlenir. Mal rejimi sona erdikten, yani boşanma dava tarihinden sonraya sarkan kredi ödemeleri, taşınmazın borcu olarak kabul edilir. Bu borç şöyle bulunur:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 07.05.2026 tarihli, 2025/5557 Esas, 2026/5267 Karar sayılı kararına konu olayda kadın, evlilik içinde edinilen taşınmazın yarı payının adına tescilini, bu kabul edilmezse fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak alacak talep etmiş, daha sonra talebini ıslah etmiştir. Zonguldak 2. Aile Mahkemesi tescil talebini reddetmiş ve 424.045,75 TL katılma alacağına hükmetmiş; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Dosyaya göre ev 100.000 TL'ye alınmış; bedelin 2.500 TL'si peşin ödenmiş, 97.500 TL'si ise davalı adına kullanılan 60 ay eşit taksitli krediyle karşılanmıştır. Taksitlerin 45'i evlilik içinde, kalanı boşanma dava tarihinden sonra ödenmiştir. Yargıtay şu hataları tespit etmiştir:
Bu gerekçelerle karar oy birliğiyle bozulmuştur.
Mal rejiminin tasfiyesi davaları aile mahkemesinde görülür; Konya merkezde bu davalara Konya Aile Mahkemeleri bakmaktadır. Mal rejiminin tasfiyesi davaları için dava açmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmamaktadır; taraflar isterse ihtiyari arabuluculuk yoluna gidebilir.
Kredili evlerde mal paylaşımı, kredi taksitlerinin mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihinden önce ve sonra ödenen kısımlarının ayrıştırılmasını gerektirir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2025/5557 E., 2026/5267 K. sayılı kararı, taksit oranının ve peşinatın hesaba katılması gerektiğini, dava tarihinden sonra oluşan hasarın ise taşınmazın değerini düşürecek şekilde esas alınamayacağını açıkça ortaya koymaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki değerlendirme yerine geçmez.
